Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada, suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun. *** Haydi namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. (Hac Suresi 78. Ayet) *** Ey bizim Rabb'imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde bağışla...Amin *** Kimseyi utandıracak hallerde, sözlerde bulunmayın. (Hadis-i Şerif) *** Edebe giden yol sükûtla başlar. *** Yüce Allah, yumuşak huylu, güler yüzlü kişiyi sever. (Hadis-i Şerif) *** Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor, kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. (Hz. Mevlana) *** Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed *** Sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer Suresi 10. ayet) *** Allah'ım! Beni izzetinle ansızın yakalamadan yahut gaflette bırakmandan veya gafillerden kılmandan sana sığınırım. *** Allah'ım senden cenneti istiyorum; Allah'ım beni cehennem ateşinden koru...Amin *** Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Ali İmran Suresi 173. Ayet) *** Allahu Teala kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. (Lokam Suresi 18. Ayet) *** Olmayacak duaya amin denmez diyerek ümidini kırmayın kimsenin. Ümidi var eden de, duaları kabul edip etmeyecek olan da Allahtır. *** Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed *** İşimi, niyetimi, yolumu, yarınımı hayırlı kıl Allah'ım.
Hz. Muhammed 0 Yorum 211 Görüntülenme 15-06-2019

Ev halkı anlamına gelen Ehlibeyt kavramı, sosyolojik açıdan ev sahibiyle eşini, çocuklarını, torunlarını ve yakın akrabalarını içine alır. Bu kavram, Kur'an-ı Kerim'de üç ayette geçmektedir.

 

"Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Ehlibeyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor." ayetinde Ehlibeyt kavramıyla Hz. Peygamberin ailesi kastedilmektedir.

 

Peygamberimiz, eşi Ümmü Seleme'nin yanındayken bu ayet inmiştir. O sırada orada bulunan Hz. Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i kollarının altına alarak "Allah'ım, bunlar benim Ehlibeytimdir. Onları günahlarından temizle!" diye dua etmiş, bunun üzerine Ümmü Seleme validemiz kendisinin Ehlibeytten olup olmadığını sormuş, Peygamber Efendimiz de ona, "Sen zaten hayır üzeresin, Peygamber eşisin." şeklinde cevap vermiştir.

Hz. Muhammed 0 Yorum 183 Görüntülenme 13-06-2019

Türk milleti büyük bir sevgi ve saygı ile Hz. Peygambere bağlanmıştır. Milletimiz Allah Resulünü sevip onun insanlığa sunduğu değerlere sahip çıkarak, söz ve davranışlarında onu örnek almıştır.

 

Yeni doğan çocukların kulağına ezan okunarak Hz. Peygamberin adı anılmış, türkülerde ve ilahilerde, onun adı güzel sözlerle dile getirilmiştir. Peygamber sevgisi gönüllerde yaşatılmıştır. Milletimiz askere giden genç evlatlarına Peygamberimizi çağrıştıran "Mehmetçik" ismini vererek ona olan sevgisini göstermiştir.

 

Milletimiz, Peygamber sevgisinin tezahürü olarak camilerde, miscitlerde Muhammed ismini levha olarak koymuştur. Yazılan hilyelerde Peygamberimizin bir takım özellikleri konu edilmiştir. Toplumumuzda Hz. Peygamber'in adı anıldığında salavat getirilerek ona olan sevgi dillendirilmiştir. Ramazan gecelerinde mahyalarda ona duyulan sevgiyi yansıtan yazılar yer almıştır.

Hz. Muhammed 0 Yorum 172 Görüntülenme 12-06-2019

Sabretmek, sıkıntılara ve zorluklara göğüs germek, bunlar karşısında yılgınlık göstermemektir. Sabırsızlık, istediğimiz sonucu elde etmemize engel olur. Olgunlaşmamış bir meyveyi kopardığımız zaman, ondan yararlanamayız, başkalarının yararlanmasına da engel olmuş oluruz.

 

Hz. Muhammed, hiçbir işi yarım bırakmazdı. Başladığı işi azimle ve sebatla yapardı. Müslümanlara da sabırlı ve sebatlı olmalarını tavsiye ederdi. Onların, "Yalnız  veya güçsüz kaldım." ya da"Yoksul veya hasta oldum." diyerek karamsarlığa ve ümitsizliğe kapılmamalarını öğütlerdi. Nitekim Allah bu yönde davranılmasını buyurmuştur: "Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. Sabredenleri müjdele! O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz ona döneceğiz, derler." Bakara suresi 155-156. ayetler.

Hz. Muhammed 0 Yorum 159 Görüntülenme 11-06-2019

Hoşgörü, farklılıklara karşı tahammül etme ve anlayış göstermedir. Başkalarının düşünce ve inançlarına saygı göstermektir.

 

Hz. Peygamber hoşgörülüydü ve arkadaşlarına da hoşgörülü olmayı tavsiye ederdi. O bir hadisinde "Hoşgörülü ol ki hoş görülesin." buyurmaktadır. Gelecekten umutlu bireyler, sevgiye önem verir ve insanlara hoşgörüyle yaklaşırlar. Allah bu gerçeği Kur'an'da açıkça bildirmiştir: "İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur." (Fussilet suresi, 34. ayet) 

Hz. Muhammed 0 Yorum 175 Görüntülenme 10-06-2019

Kolaylaştırmak, bir işin yapılmasının önündeki engellerin ve güçlüklerin kaldırılmasıdır. İslam dininin amacı, hak ve adaletten sapmadan işlerin rahatlıkla yürütülmesini sağlamaktır. Hz. Peygamber, dinin anlaşılmasını ve yaşanmasını zorlaştırıcı ve engelleyici her türlü olay ve anlayışa karşı çıkmıştır.

 

İslam dini kolaylık dinidir. Allah Resulü kolaylaştırma konusunda, "Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez..." (Bakara suresi, 286. ayet) ayetindeki genel ilkeye uygun hareket etmiştir. Herkesin kapasitesi oranında sorumlu tutulması, bu yaklaşımı ortaya koymaktadır. İslam'ın anlaşılmasında ve yaşanmasında, Allah kullarına zaten herhangi bir zorluk yüklememiştir. Bu gerçek Kur'an'da şöyle ifade edilmiştir: "... Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez..." (Bakara suresi, 185. ayet) Hz. Peygamber,bu ayetleri dikkate alarak, insanları yanlış anlayış ve hurafelerden uzaklaştırmaya çalışmıştır. Kolaylaştırma konusunda onun verdiği mesaj son derece açıktır: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin." Bu ilke hepimize ışık tutmalıdır. Çünkü dini zorlaştırmak, onu yaşanabilir olmaktan uzaklaştırır.

Hz. Muhammed 0 Yorum 159 Görüntülenme 09-06-2019

Allah Resulü, yaşamı boyunca adaletli olmayı kendisine ilke edinmişti. Kur'an'da da "Allah size, emanetleri ve sorumluluğu ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğimiz zaman adaletle hükmetmenizi emreder..." (Nisa suresi, 59. ayet) ayetiyle adaletli olmak emredilmiştir.

 

Adalet, hak edene hakkını vermektir. Karşıtı ise haksızlık ve zulümdür. Gerek bireysel gerekse de toplumsal ilişkilerde adalet, en temel ahlaki değerdir. Sosyal barışın gerçekleşmesi, öncelikle adalete bağlıdır. İnsanların dini, cinsiyeti veya sosyal statüsü ne olursa olsun, herkes için adalet, hayati bir öneme sahiptir. Adalet varsa insanlar huzurlu ve mutludur; toplumsal birlik vardır. İnsanlar birbirlerine acır, merhamet eder; işlerinden haz alır; üretir ve paylaşır. Hukuk işliyorsa adalet vardır ve haklar güvence altındadır.

Hz. Muhammed 1 Yorum 1,302 Görüntülenme 16-12-2017

Allah Resulü (SAV) insanlara karşı çok şefkatli ve merhametliydi. Akrabalarını ve komşularını  ziyaet eder, onlara şefkat gösterir, düşkünlere yardım eder ve misafirlere de ikram ederdi.


Hz. Muhammed, "Sana uyan müminlere (merhamet kanadını indir." Şuara Suresi 215. ayeti gereğince müminlere kol kanat gerer ve onların sorunlarıyla ilgilendirdi. Zulüm, haksızlık ve ahlaki çöküntüler ve hurafelerin yaygın olduğu bir dönemde inananların sıkıntıya düşmesi onu üzerdi. Ayette bu husus "Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir." Tevbe Suresi 128. ayet şeklinde ifade edilmektedir.

Hz. Muhammed 1 Yorum 3,417 Görüntülenme 15-12-2017

Hz. Muhammed, dürüst ve güvenilir bir insandı. O, verdiği sözleri mutlaka yerine getirmiş, emanetleri zamanında sahiplerine teslim etmiştir. Özü sözü bir ve sözünün eri bir insandı. O, asla yalan söylememiş ve yaşamı boyunca yalana karşı olmuştur.


İnsan ilişkilerinde dürüstlüğün ve güvenilirliğin çok önemli bir yeri vardır. Arkadaşlıklar, dostluklar , ticari ortaklıklar, evlilikler daima güven üzerine kurulur. İslam'ın en önemli buyruklarından biri, dürüst olmaktır. Çünkü, dürüstlük hem iyi bir insan olmanın hem de müslüman olmanın bir gereğidir.

Hz. Muhammed 0 Yorum 1,200 Görüntülenme 14-12-2017

Allah'ın mesajını, kendi yaşamında uygulayarak en güzel biçimde anlaşılmasını sağlayan Hz. Muhammed (SAV), örnek bir insandır. O, dünyaya hak ve adaleti, sevgi ve saygıyı, barışı ve dostluğu bir dini değer olarak sunmuştur.


Hz. Peygamberi örnek almak; onun öğütlerine uygun davranmaktır. Bu ise öncelikle onu doğru anlamakla mümkündür. Uygulamalarının amacını ve özünü iyi kavramadan Hz. Muhammed'e benzemeye çalışmak, onu örnek almaktan ziyade taklit etmeye yol açar. Örnek almayı, Hz. Muhammed'in yalnızca içinde bulunduğu koşulların ve coğrafyanın bir gereği olarak yaptığı işlere indirgemek, onun bizlere vermek istediği mesaja uygun düşmez.

Hz. Muhammed 0 Yorum 2,907 Görüntülenme 13-12-2017

Kur'an'a göre örnek insan güzel ahlaklı olmaya, salih ameller işlemeye önem verir. Bu anlamda örnek insan, sözve davranışlarıyla başka insanların kendisini örnek aldığı kimsedir.


Allah; Kur'an-ı Kerim'de, örnek insanda bulunması gereken ahlaki özellikleri açıkça ortaya koymuştur. Allah'ın Kur'an'da özelliklerini belirlediği örnek insan; dürüstlük, güvenilirlik, samim ve ilkeli olmak sağlam karakterlilik, doğru sözlülük, verdiği söze bağlılık, sorumluluk gibi özelliklere sahip olan kimsedir.


Örnek insanlar güvenilirdirler. Kimseyi aldatmazlar.

Dini Bilgiler 0 Yorum 1,007 Görüntülenme 12-12-2017

İbadetler insanları Allah'a yakınlaştırdığı gibi insanları da birbirlerine yakınlaştırmaktadır. Oruç, zekat, sadaka, kurban gibi ibadetler bireyler arasındaki kaynaşmaya önemli katkıda bulunur. Ramazanda verilen iftar yemekleri dost ve akrabalar arasında kaynaşmayı ve daha da yakınlaşmayı sağlayacaktır. Varlıklı bir müminin verdiği zekat vesilesi ile ihtiyaç sahibi bir fakir, maddi sıkıntıdan kurtulacak ve bu durum insanlar arasında sevgi, saygı ve dostluklara sebep olacaktır. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür

.
Peygamberimiz, "Zekat, İslam'ın köprüsüdür." buyurmuştur. Gerçekten de zekat ve sadaka insanlar arasındaki sevgi ve saygıyı kuvvetlendirir.

Dini Bilgiler 0 Yorum 987 Görüntülenme 11-12-2017

İbadetler, sosyal yardımlaş, birlik ve berabelik duygularınıgeliştirme açısından da etkin bir fonksiyona sahiptir. İbadetler bireyi fadakarlığa ve başkalarını düşünmeye yönlendirir. Kişinin sosyalleşmesine katkıda bulunur.
İbadetler toplumda maddi, manevi ve ahlaki sorunların çözümüne yardımcı olduğu gibi sosyal ilişkilerin gelişmesine de katkı sağlar. Özellikle zekat, sadaka, hac ve kurban gibi ibadetler sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın toplumda gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli rol oynar.


Gelir dağılımındaki farklılıkların yol açtığı sorunlar toplum barışını tehdit edebilecek özelliktedir. Bu farklılıkların en alt seviyeye indirilmesi ve servetin belli kişilerin ellerinde toplanmasını önleyip toplumun geneline yaygınlaştırılmasının sağlanmasında zekat ve sadaka gibi ibadetlerin önemli bir rolü vardır.