Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada, suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun. *** Haydi namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. (Hac Suresi 78. Ayet) *** Ey bizim Rabb'imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde bağışla...Amin *** Kimseyi utandıracak hallerde, sözlerde bulunmayın. (Hadis-i Şerif) *** Edebe giden yol sükûtla başlar. *** Yüce Allah, yumuşak huylu, güler yüzlü kişiyi sever. (Hadis-i Şerif) *** Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor, kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. (Hz. Mevlana) *** Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed *** Sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer Suresi 10. ayet) *** Allah'ım! Beni izzetinle ansızın yakalamadan yahut gaflette bırakmandan veya gafillerden kılmandan sana sığınırım. *** Allah'ım senden cenneti istiyorum; Allah'ım beni cehennem ateşinden koru...Amin *** Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Ali İmran Suresi 173. Ayet) *** Allahu Teala kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. (Lokam Suresi 18. Ayet) *** Olmayacak duaya amin denmez diyerek ümidini kırmayın kimsenin. Ümidi var eden de, duaları kabul edip etmeyecek olan da Allahtır. *** Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed *** İşimi, niyetimi, yolumu, yarınımı hayırlı kıl Allah'ım.
Hz. Muhammed 0 Yorum 263 Görüntülenme 13-06-2019

Türk milleti büyük bir sevgi ve saygı ile Hz. Peygambere bağlanmıştır. Milletimiz Allah Resulünü sevip onun insanlığa sunduğu değerlere sahip çıkarak, söz ve davranışlarında onu örnek almıştır.

 

Yeni doğan çocukların kulağına ezan okunarak Hz. Peygamberin adı anılmış, türkülerde ve ilahilerde, onun adı güzel sözlerle dile getirilmiştir. Peygamber sevgisi gönüllerde yaşatılmıştır. Milletimiz askere giden genç evlatlarına Peygamberimizi çağrıştıran "Mehmetçik" ismini vererek ona olan sevgisini göstermiştir.

 

Milletimiz, Peygamber sevgisinin tezahürü olarak camilerde, miscitlerde Muhammed ismini levha olarak koymuştur. Yazılan hilyelerde Peygamberimizin bir takım özellikleri konu edilmiştir. Toplumumuzda Hz. Peygamber'in adı anıldığında salavat getirilerek ona olan sevgi dillendirilmiştir. Ramazan gecelerinde mahyalarda ona duyulan sevgiyi yansıtan yazılar yer almıştır.

 

Peygamberimizi hatırlatan her şey değerli görülmüşve özenle korunmuştur. Bu sebeple Topkapı Sarayı, Mukaddes Emanetler Bölümünde Peygamberimize ait olan hatıralar, halkımız tarafından ziyaret edilmekte ve ona duyulan sevgi ve özlem yaşatılmaktadır.

 

Peygamberimizi doğum gününde anmak amacıyla mevlit törenlerinin resmi kutlama şeklinde olanlarına Osmanlılar döneminde Mevlit Alayı denmiştir. Edebiyatımızda Peygamberimizi övmek için  yazılan şiirlere  naat adı verilir. Naat yazan birçok şairimiz vardır.

 

'Türk tasavvuf anlayışı naat örnekleriyle doludur. Kültürümüzde gül denilince Hz. Peygamber akla gelmektedir. İlahi, nefes ve şiirlerde gül, sevginin ve sevgilinin bir sembolüdür. Yunus Emre bir şiirinde, Hz. Muhammed'e sevgisini, "Çiçek eydür, ey derviş, gül Muhammed teridir." şeklinde ifade etmiştir. Bu düşüncein bir tezahürü olarak mevlitler ve cem törenlerinde, bayramlarda veya eve gelen misafirlere gül suyu dökülür. İnsanlar bundan sonra Hz. Peygambere ve onun ehlibeytine duada bulunurlar ve salatuselam okurlar.

 

Alevi-Bektaşi kültüründe de, gül hem ilahi güzellikleri hem de Hz. Muhammed'i temsil eder. Bundan böyle güle "Remz-i Muhammedi", yani "Muhammed'in sembolü" adı verilmektedir. Hz. Peygamber'in cemali, yüzünün güzelliği güle benzetilerek gülbenklerde, "Resulullahın gül cemaline salavat" getirilmektedir. Ayrıca Hz. Ali'nin de vefat etmeden önce bir demet gül isteyip onu kokladığı ve sonra ruhunu Hakk'a teslim ettiği söylenir. Alevi-Bektaşi önderlerinden pek çok kişi, Hz. Peygamberin doğumu ile ilgili çok güzel naatlar, şiirler ve nefesler söylemişlerdir.

 

Hacı Bektaş Veli, Müslüman kalmanın Hz. Muhammed'e inanmakla olacağını şöyle ifade eder: "Bir kişi dili ile iman etse... veya Muhammed Mustafa'yı inkar etse, Hz. Muhammed'in sahabilerinden birini haksız bilse işlediği bütün ameller heba olur." (Makalat) diyerek Hz Muhammed sevgisinin gerekliliğini izah etmiştir. Şiirlerinde (nefes) vurguladığı ilkeler, Peygamber sevgisinin şiirleşmiş şeklidir. O, Anadolu halkının anlayacağı bir dil ile nefeslerini söylemiştir. Tasavvuf kültürümüzün önderlerinden olan Ahmet Yesevi de Hz. Muhammed'e aşk ve sevgisini "Hikmetler" 'inde en güzel bir şekilde dile getirmiştir. Bunlardan birinde şöyle demektedir:

Heyhat heyhat saadettir o Mustafa

Heyhat heyhat ganimettir o Mustafa

Heyhat heyhat inayettir o Mustafa

Kimler için geldi Resul bildiniz mi?

 

Hz. Muhammed, Ehlibeytin aile reisi olduğundan, aynı zamanda Ehlibeytin sevgisinin de kaynağıdır. Mesela, Kaygusuz Abdal, hacca gittiğinde Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret etmiş ve Gevher-name adıyla bilinen ve baştan sona Hz. peygamber özlemi ve sevgisini dile getiren, 70 beyitten oluşan bir şiiri yazmıştır.

 

Alemlere rahmet, insanlığa en güzel ahlak örneği olarak gönderilen Hz. Muhammed (S.a.v)'in hayatı, bizim için eşsiz bir örnektir. Yüzyıllardır bütün Müslümanlar onun yolundadır. İnsanlık ona hayranlık duymaktadır. Tarihimizde olduğu gibi bugünkü toplumumuzda da Hz. Muhammed sevgisi eksilmeden devam etmektedir.

Facebook Yorumları

Yorumlar (0)

Henüz hiç yorum eklenmemiş.

Yorum Yap

(Yorumlar yönetici onayından sonra gösterilecektir)
  • Ad-Soyad:
  • Yorumunuz: