Dini Hikayeler 1 Yorum 4,165 Görüntülenme 18-01-2014

Yıl, hicri takvimle 1040. Aylardan Muharremdi. Aşure gecesi Kur'an okudum, dualar ettim. Peygamber Efendimizi çok özlemiştim. Biraz dinlenmek için yuvarlak yastığıma yaslandım. Uyku ile uyanıklık arasında idim.


Bir anda Yemiş İskelesi yakınındaki Ali Çelebi Camii'nde buldum kendimi.Bu, helal para ile yapılmış bir camiidir. İçinde yapılan dualar boşa çıkamz diye bilinir. Vakit, sabah namazı vaktiydi. Kapıdan bir sürü silahlı ay parçası yiğit girdi içeri. Camiinin nasıl aydınladığını anlatamam.

Sanki gökten ay kopmuş, sonra bu aya yüzlerce ay ve yıldız daha katılımış da camiyi doldurmuştu. Bu nur yüzlü askerleri hayranlıkla seyrediyordum. Hemen yanıma oturan yiğide sordum:


- Sultanım, siz kimlerdensiniz? İsminizi söyler misiniz?

Dini Hikayeler 0 Yorum 3,185 Görüntülenme 14-01-2014

1045 senesinde Kur'an'ı baştan sona ezberleyerek "Hafız" olmuştum. Sekiz saat içinde ezberden Kur'an'ı okuyabiliyordum. Kadir gecelerinde büyük bir cemaat Ayasofya'da toplanır, üç gece ibadet ile geçirilirdi. Babamın ısrarı üzerine o sene Kadir Gecesi'nde ben de Ayasofya'da idim. Teravih namazından sonra müezzinler bölümünde hatim okumaya başladım. En'am Suresini bitirmiştim ki Padişah mahfelinden elçiler gelerek bana altın yaldızlı ve çok değerli taç giydirdiler.


-Buyurun, sizi saadetle Padişah ister, dediler.


Beraberce Gazi Murat Han'ın huzuruna gittik. Gerektiği gibi selam verdim. Saygıda ve hürmette kusur etmemeye dikkat ediyordum. Padişah yüzüme uzun uzun tebessüm ederek sordu: