Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada, suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun. *** Haydi namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. (Hac Suresi 78. Ayet) *** Ey bizim Rabb'imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde bağışla...Amin *** Kimseyi utandıracak hallerde, sözlerde bulunmayın. (Hadis-i Şerif) *** Edebe giden yol sükûtla başlar. *** Yüce Allah, yumuşak huylu, güler yüzlü kişiyi sever. (Hadis-i Şerif) *** Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor, kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. (Hz. Mevlana) *** Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed *** Sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer Suresi 10. ayet) *** Allah'ım! Beni izzetinle ansızın yakalamadan yahut gaflette bırakmandan veya gafillerden kılmandan sana sığınırım. *** Allah'ım senden cenneti istiyorum; Allah'ım beni cehennem ateşinden koru...Amin *** Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Ali İmran Suresi 173. Ayet) *** Allahu Teala kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. (Lokam Suresi 18. Ayet) *** Olmayacak duaya amin denmez diyerek ümidini kırmayın kimsenin. Ümidi var eden de, duaları kabul edip etmeyecek olan da Allahtır. *** Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed *** İşimi, niyetimi, yolumu, yarınımı hayırlı kıl Allah'ım.
Dini Hikayeler 1 Yorum 4,346 Görüntülenme 18-01-2014

Yıl, hicri takvimle 1040. Aylardan Muharremdi. Aşure gecesi Kur'an okudum, dualar ettim. Peygamber Efendimizi çok özlemiştim. Biraz dinlenmek için yuvarlak yastığıma yaslandım. Uyku ile uyanıklık arasında idim.


Bir anda Yemiş İskelesi yakınındaki Ali Çelebi Camii'nde buldum kendimi.Bu, helal para ile yapılmış bir camiidir. İçinde yapılan dualar boşa çıkamz diye bilinir. Vakit, sabah namazı vaktiydi. Kapıdan bir sürü silahlı ay parçası yiğit girdi içeri. Camiinin nasıl aydınladığını anlatamam.

Sanki gökten ay kopmuş, sonra bu aya yüzlerce ay ve yıldız daha katılımış da camiyi doldurmuştu. Bu nur yüzlü askerleri hayranlıkla seyrediyordum. Hemen yanıma oturan yiğide sordum:


- Sultanım, siz kimlerdensiniz? İsminizi söyler misiniz?

Dini Hikayeler 0 Yorum 3,412 Görüntülenme 14-01-2014

1045 senesinde Kur'an'ı baştan sona ezberleyerek "Hafız" olmuştum. Sekiz saat içinde ezberden Kur'an'ı okuyabiliyordum. Kadir gecelerinde büyük bir cemaat Ayasofya'da toplanır, üç gece ibadet ile geçirilirdi. Babamın ısrarı üzerine o sene Kadir Gecesi'nde ben de Ayasofya'da idim. Teravih namazından sonra müezzinler bölümünde hatim okumaya başladım. En'am Suresini bitirmiştim ki Padişah mahfelinden elçiler gelerek bana altın yaldızlı ve çok değerli taç giydirdiler.


-Buyurun, sizi saadetle Padişah ister, dediler.


Beraberce Gazi Murat Han'ın huzuruna gittik. Gerektiği gibi selam verdim. Saygıda ve hürmette kusur etmemeye dikkat ediyordum. Padişah yüzüme uzun uzun tebessüm ederek sordu: