Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada, suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun. *** Haydi namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. (Hac Suresi 78. Ayet) *** Ey bizim Rabb'imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde bağışla...Amin *** Kimseyi utandıracak hallerde, sözlerde bulunmayın. (Hadis-i Şerif) *** Edebe giden yol sükûtla başlar. *** Yüce Allah, yumuşak huylu, güler yüzlü kişiyi sever. (Hadis-i Şerif) *** Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor, kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. (Hz. Mevlana) *** Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed *** Sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer Suresi 10. ayet) *** Allah'ım! Beni izzetinle ansızın yakalamadan yahut gaflette bırakmandan veya gafillerden kılmandan sana sığınırım. *** Allah'ım senden cenneti istiyorum; Allah'ım beni cehennem ateşinden koru...Amin *** Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Ali İmran Suresi 173. Ayet) *** Allahu Teala kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. (Lokam Suresi 18. Ayet) *** Olmayacak duaya amin denmez diyerek ümidini kırmayın kimsenin. Ümidi var eden de, duaları kabul edip etmeyecek olan da Allahtır. *** Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed *** İşimi, niyetimi, yolumu, yarınımı hayırlı kıl Allah'ım.
Dini Bilgiler 0 Yorum 418 Görüntülenme 05-10-2017

Dinimiz, insan sağlığına büyük önem vermiş, beden ve ruh sağlığımıza veren şeylerin içilmesini, kullanılmasını ve hangi yoldan olursa olsun vücuda alınmasını haram kılmış, kesinlikle yasaklanmıştır.


Hal böyle iken ülkemizde, uyuşturucu kullanımının artması ve bu zehiri kullananların gün geçtikçe çoğalması hepimizi ciddi olarak düşündürmelidir. İslam Dininin yasakladığı alkollü içkilerin ve sarhoşluk veren bütün maddelerin ne kadar tahripkar olduğu peygamberimizin "Bütün kötülüklerin anası olan içkiden sakının" ve "İçkiden sakının çünkü o, bütün kötülüklerin anahtarıdır." uyarıları ile çok açık bir şekilde ifade edilmiştir.


Gerçekten de alkollü içkiler ve uyuşturucu maddeler, insan vücudunun idare merkezi olan beyinde olumsuz etkiler yapar, akıl ve düşünce faaliyetlerini durdurur ve insanı kendinden haberi olmayacak şekilde bazen gülünç, bazen de acınacak durumlara düşürü. Vücudu tahrip ederek çeşitli hastalıklara da yol açar.


İnsanın, kendi vücudunu kendi elleriyle bile bile tahrip etmesi, özellikle onu diğer canlılardan ayıran ve seçkin bir konuma getiren düşünme cihazını çalışamaz duruma sokması ne kadar acıdır. İçki, samimi dost olarak masaya oturanları, birbirine silah çeker hale getirip kimini mezara, kimini de hapishaneye yollar. Pek çok trafik kazasına sebep olan ve bunun sonucu olarak nice insanları beklenmedik bir zamanda ölüme sürükleyen hep o alkollü içkiler değil midir?


Yüce Allah, "O Halde bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz." buyurarak, içki ve kumarı yasaklamış, kurtuluşun bunlardan uzaklaşmakta olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz de: "Sarhoşluk veren her içki haramdır." "Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır." hadis-i şerifleri ile müslümanların bu kötü alışkanlıktan kurtulmasını istemiştir.


İnsanın akli dengesini, sinir sistemini bozan, vücudunu tahrip ederek onu mutlak bir ölüme götüren narkotikler yani uyuşturucu maddeler üzerinde ise özellikle ve önemle durmamız lazımdır. İslam Dini'nin kullanılmasını ve alınıp satılmasını yasakladığı bu zehir hakkında herkesin ve bilhassa gençlerimizin çok iyi bilgilendirilmesi gerekmektedir. Gençlerin, uyuşturucu tacirlerinin ve kötü arkadaşların tuzağına düşmemesi için, herkes üzerine düşeni yapmalıdır.


"Bir kere kullanmakla bir şey olmaz" düşüncesiyle uyuşturucu kullanmaya başlayanların bir daha ondan kurtulması çok zordur. Çünkü bu zehiri denemek demektir Zehir ancak bir defa tecrübe edilir. İkinci tecrübesi yoktur. Zira ilk tecrübe ölümle sonuçlanır. Uyuşturucu da böyledir, tecrübe etmeye gelmez. Uyuşturucu kullanmaya başlayan artık geriye dönüşü olmayan tehlikeli bir yola girmiştir. Yolun sonunda ise acıklı bir ölüm vardır.


Öyle ise; çocuklarımıza sahip çıkalım. Onların kimlerle akadaşlık ettiklerini, kimlerle oturup kalktıklarını ve nerelerde gezip dolaştıklarını takip edelim. Bizi ömür boyu evlat acısı ile kıvrandıracak olan bir felaketten çocuklarımızı mutlaka koruyalım.


"Benim çocuğum böyle şeyleri yapmaz" demeyelim. Çocuğumuz çok iyi olabilir, ona çok da güvenebiliriz. Ancak çocuklarmıza kurulan tuzaklardan haberimiz olmayabilir. Biricik yavrularımızın, şer odaklarının sinsi ve hain tuzaklarından etkilenmeyeceğini nasıl temin edebiliriz? Temin edemeyeceğimize göre bu konuda çok duyarlı ve tedbirli olmamız gerekir.


Gençlerimii uyuşturarak ve uyutarak menfur emellerine ulaşmak isteyen, gençlerimizi çürüterek milletimizi içerden çökertmek ve böylece geleceğin büyük ve güçlü Türkiyesini genç ve dinamik insan gücünden, yeni fikirler üreten, yeni yeni buluşlar ortaya koyacak olan genç dimağlardan mahrum etmek isteyen çok sinsi ve acımasız bu ihanet tuzağına karşı bir an önce kalıcı tedbirler almak hayati önem taşımaktadır.
Evlatlarımızı zehirleyerek, ruhen ve bedenen malul bir nesil ile geleceğimizi karartmak isteyen düşman oyunlarına karşı milletçe çok uyanık olmak, gençliğimizin çevresinde örülmekte olan bu ihanet tuzağına karşı köklü tedbirler almak zorundayız.


Çok acil ve etkili tedbirler alınmazsa milletimiz ve özellikle gençlerimiz çok sinsi ve korkunç bir tehlike ile karşılaşabilir. Henüz kıvılcım halinde olan bu yangının, önüne geçilmez boyutlara ulaşmadan söndürülmesi gerekmektedir.


Uyuşturucu kullanmak kendini göre göre uçurumdan aşağıya atmak, bile bile ölüme gitmektir. Uyuşturucu öyle bir tuzaktır ki ona yakalanan kişinin bir daha kurtulması çok zordur, hemen hemen imkansızdır.
Biz, gençliğimizin teminatı olan gençlerimizin sağduyusuna güveniyoruz. Onların bu tuzaklara düşmeyecek derecede inançlı ve sağlam irade sahibi olduklarına inanıyoruz.


Biricik varlığımız olan gençlerimize sesleniyoruz:
Sevgili Gençler!...
Kendinizi düşünün.
Geleceğinizi düşünün.
Önünüzde güzel bir gelecek var.
Hayatınızın baharında kendinize yazık etmeyin.
Sizden hiçbir fedakarlığı esirgemeyen ailenizi düşünün.
Sizden büyük hizmetler bekleyen ülkenizi düşünün.
Ölümden sonraki ikinci ve sonsuz hayatı düşünün.
Dünyayı ve ahireti kendinize zinsan etmeyin.
Sizden çok şey bekleyen milletimizi üzmeyin.
Gelin bu uyarılara kulak verelim.
Ve hep birlikte:
"Ölüm tuzağı uyuşturucuya kesinlikle hayır." diyelim.

  

Facebook Yorumları

Yorumlar (0)

Henüz hiç yorum eklenmemiş.

Yorum Yap

(Yorumlar yönetici onayından sonra gösterilecektir)
  • Ad-Soyad:
  • Yorumunuz: