Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada, suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun. *** Haydi namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. (Hac Suresi 78. Ayet) *** Ey bizim Rabb'imiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde bağışla...Amin *** Kimseyi utandıracak hallerde, sözlerde bulunmayın. (Hadis-i Şerif) *** Edebe giden yol sükûtla başlar. *** Yüce Allah, yumuşak huylu, güler yüzlü kişiyi sever. (Hadis-i Şerif) *** Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor, kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. (Hz. Mevlana) *** Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed *** Sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer Suresi 10. ayet) *** Allah'ım! Beni izzetinle ansızın yakalamadan yahut gaflette bırakmandan veya gafillerden kılmandan sana sığınırım. *** Allah'ım senden cenneti istiyorum; Allah'ım beni cehennem ateşinden koru...Amin *** Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Ali İmran Suresi 173. Ayet) *** Allahu Teala kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. (Lokam Suresi 18. Ayet) *** Olmayacak duaya amin denmez diyerek ümidini kırmayın kimsenin. Ümidi var eden de, duaları kabul edip etmeyecek olan da Allahtır. *** Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed *** İşimi, niyetimi, yolumu, yarınımı hayırlı kıl Allah'ım.
Dini Bilgiler 1 Yorum 4,275 Görüntülenme 27-10-2013

Rızık


       Canlıların yiyip içtiği ve faydalandığı şeylere rızık denir. Bütün canlı varlıkların rızkını veren Allah'tır. Yüce Allah şöyle buyuruyor:
 

"Yer yüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah'a aittir."


       Allah herkesin rızkını takdir etmiş, belirlemiştir. Ancak rızkı arayıp bulmak insana aittir. İnsanın görevi Allah'ın emirlerine uygun oalrak helal yollardan kazanmaktır. İnsan rızkını nasıl isterse Allah onu verir. Rızkını kazanırken iradesini kötüye kullanan ve haram yiyen bunun cezasını görür.


ECEL
 

       İnsanı yoktan var eden, yaşatan Allah, insanın ne kadar yaşayacağını da takdir etmiştir. ömür, insanın doğumundan ölümüne kadar geçen sınırlı zamandır. Ecel, ölümün bittiği, dünya hayatının sona erdiği vakittir.


       Herkesin ne kadar yaşayacağını, ne zaman, nerede ve nasıl öleceğini Allah takdir etmiştir. Ölüm sebepleri ne olursa olsun, ecel birdir, değişmez. Ecel denilen belirli bir vakte gelince insan ölür, ecelin değişmeyeceği yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle bildiriyor: "Artık onların eceli gelince onu ne bir saat geciktirebilirler, ne de öne alabilirler." Nahl Suresi 61. Ayet


       Bize düşen görev, sağlığımızı korumak, hayatımızı tehlikeye düşürecek şeylerden sakınmak, sınırlı olan dünyadaki zamanımızı boşa geçirmemek, hiç ölmeyecekmiş gibi  dünya için yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışmaktır.


İnsan, ömrünün ne zaman biteceğini, ecelinin ne zaman geleceğini bilemediği için görevlerini vaktinde yapmalı, geleceğe bırakmamalıdır.


TEVEKKÜL VE ÇALIŞMAK
 

       Tevekkül, yapacağımız herhangibir iş için bütün gücümüzle çalışıp elemizden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'tan beklemektir. Bunu bir misal ile açıklayacak olursak:
Tarlasından iyi bir ürün almak isteyen bir çiftçi; önce tarlayı güzelce sürüp tohumu eker, gübresini atar, gerekirse sulamasını da yapar. Ekinin zararlılardan korunması için her türlü tedbiri de aldıktan sonra gerisini Allah'a bırakır. O'na güvenir. Çünkü çiftçi, elinden geleni yapmıştır. Artık ekinin büyümesi ve ürün vermesi için Allah'a güvenecek, sonucu O'ndan bekleyecektir.Gerçek tevekkül budur.

 

       Yoksa hiç çalışmadan bir işin oluvermesini istemek ve sonucunu Allah'tan beklemek, tevekkül değildir. Müslümana yakışmayan yanlış bir düşüncedir.


       Devesini dışarda bağlamayıp salıveren ve Allah'a tevekkül ettim diyen bir kişiye Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurdu: "Önce deveni bağla, sonra tevekkül et." Peygamberimizin bu mübarek sözlerinden anlaşılıyor ki müslüman önce elinden geleni yapacak, sonra Allah'a tevekkül edecektir.


Namaz kılmak, oruç tutmak nasıl bir dini görev ise, geçimini sağlamak için çalışıp kazanmak da ibadet değeri taşıyan bir görevdir.


Yüce Allah : "Namaz kılınınca yeryüzüne dağılın ve Allah'ın fazlından nasibinizi arayın." Cuma Suresi 10. Ayet buyurmuştur.


Sevgili Peygamberimiz de : Helal kazanç aramanın farz olduğunu bildirmiştir. Hz. Ömer şöyle demiştir. "Hiç biriniz rızkını aramaktan vazgeçip Allah'ın bana rızık ver demesin, biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar ne de gümüş." Şerhu aynil İlim s46


       Görülüyor ki, çalışmak dinimizin emri, müslümanın görevidir. Bir işi başarmak için önce elimizden geleni yapacağız, bütün gücümüzle çalışacağız. Sonra bizi başarıya ulaştırmasını Allah'tan bekleyeceğiz, O'na güveneceğiz.

 

Facebook Yorumları

Yorumlar (1)

@ibrahim ünlü demiş ki;
neden islam alemi geri kalmiştir calişip cabalamamış demek ki

Yorum Yap

(Yorumlar yönetici onayından sonra gösterilecektir)
  • Ad-Soyad:
  • Yorumunuz: